Sosyal Medyanın Alternatif Maliyeti – Kitap Okumak

Rate this post

Demokrasi ve Eğitim Stratejik Araştırmalar Merkezi (DESAM)’nin yaptığı araştırma sonucunda dünyadaki kitap okuma alışkanlığı masaya yatırıldı. 

Listenin başını %21 ile Fransa, İngiltere ve %14 ile Japonya çekiyor. Türkiye, %0.1 ile 86. sırada yer alıyor. Ülkemizde en çok kitap okuyan il Ankara. En az okuyan Şanlıurfa. Okunan kitapların da %43’ü dini kitaplardan oluşuyor. 

We are social ve Hootsuit’in internet ve sosyal medya istatistiklerini de aşağıda vereyim.

“82,4 milyon nüfusa sahip ülkemizde;

  • Nüfusun %72’sini oluşturan 59.36 milyon İnternet kullanıcısı
  • Nüfusun %63’ünü oluşturan 52 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı
  • Nüfusun %53’ünü oluşturan 44 milyon aktif mobil sosyal medya kullanıcısı var.
  • İnsanlar internette günde ortalama 7 saat geçiriyorlar. Peki bu kullanıcılarımız en çok nerelerde vakit harcıyorlar:
    • Günde ortalama 2 saat 46 dk sosyal medyada
    • Günde ortalama 3 saat 9 dk televizyon başında
    • Ve son olarak günde ortalama 1 saat 15 dk müzik dinleyerek

Türkiye’de televizyon kullanım oranı da %99.

Çalışma raporlarından çıkan sonuçları yukarıda belirttim. Konu ile alakalı değerlendirmeye geçelim.

Yıllar geçtikçe internet kullanım oranımızda ciddi bir artış göze çarpıyor. Bunun verimli kullanılıp kullanılmadığı başka bir araştırma konusunu oluşturacağından ben sadece internet ve de özellikle sosyal medya kullanımının alternatif maliyetine değineceğim. 

Okuryazar oranımız yüksek olsa da kitap okuma oranındaki düşüklük toplum genelinde sorgulamama eğilimine neden oluyor. Kitap okumanın verdiği hazzı kazanmayan birey, gelecekteki yaşantısında karşısındakini anlamaktan da yoksun oluyor. İnandığı tek doğrunun izinden giderek karşı görüşlere saygılı olamıyor. Olduğunu düşündüğü yerde tartışmanın boyutunu yükseltebiliyor. Sosyal medya kullanım sıklığının oluşturduğu yanlış bilgi kirliliği yüzünden herkeste bilmişlik havası oluştu. Bir konuyu instagramda okuduğu paylaşımdan yeterli görerek araştırmayıp inanan bir kitleden bahsediyorum. Yanlış/doğru ayırt etmeksizin okunan paylaşımları yeterli görmek uzun vadede hafızaya da zarar verebilir. 

Dünya klasikleri başta olmak üzere Çağdaş Türk Edebiyatına dair eserleri toplumun her kesimi okumalıdır. -yaşım geçti -okurken sıkılıyorum -uykum geliyor -bende o alışkanlık yok -pahalı gibi bahaneleri artık bir kenara bırakın. Toplumda genel olarak şikayet edilen konuların çoğu kitap okuma oranının artmasıyla azalacaktır. Sokakta, metroda birilerinin elinde gazete, bilimsel makale, bir roman olması cep telefonu olmasından yeğdir. 

Yaşları üçü geçmeyen çocuklarınızın eline telefon tablet verip çocuğun da bunu kullanmasıyla övünmeyin ebeveynler. Akıllı telefonların kullanım kolaylığını idrak edin. Bir simgeye tıklayıp video açmak için çok çaba gerekmiyor. Ama o çocuğun eline kalem verip boya yaptırmak çocuğa çok daha fayda sağlayacaktır. Ona, okula başlamadan öğreteceğiniz okuma yazmayla küçük yaşta kitap okumanın zevkini tattırabilirsiniz. 

Hayatınızın daha mutlu bir yönde ilerlemesi için gecikmeden elinize bir kitap alın ve okumaya başlayın. 

 

Kaynakça:

(1)- dijilopedi.com

(2)- DESAM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir