Müze Bilinci Kazanmak

Rate this post
Müzeler, bulundukları ülkelerin tarihine ışık tutar. Sadece o ulusla kalmaz, bölgede yaşamış eski medeniyetlere ve/veya topluluklara ait eserler barındırır. Sosyal veya fenni bilimler üzerine dünyada binlerce müze bulunmaktadır. Hemen hemen her ülkede müze vardır fakat Batı medeniyeti bu konuda oldukça ileridir.
Tarihte yaşanmış olaylara ve kişilere ait eserleri barındıran müzeler günümüz insanı için geçmişe yolculuk niteliği taşır. Gelişmiş toplumlarda müze ziyaretleri oldukça sık ve birden fazla yapılır. 
Müze ziyaretlerinin faydalarını şöyle sıralayabiliriz
– Tarih bilincini geliştirir.
– Farklı bakış açıları kazanmanızı sağlar
– Geçmişe yolculuk yaparsınız.
– Ziyaret ettiğiniz müze konusuna göre bir olayın, eserin veya evrenin gelişim sürecini görmenizi sağlar
– Kitap, makale yazmak veya film dizi çekimleri için ilham kaynağı olurlar.
– Turizm geliri sağlar.
– Ülkenin prestijini arttırır. 
– Hem gezerek hem okuyarak bilgi ve kültür düzeyinizi artırmış olursunuz.
Genel olarak müzelerin ziyaretçiye katkıları bunlardır fakat bunlarla sınırlı değildir. Farkında olmadan kendinizdeki kültürel gelişime hayret edersiniz. Olaylara bakış açınızın değişmesiyle sizden olmayanın da yaşamaya hakkı olduğunu öğrenirsiniz. İnsanlara saygı duyarsınız. Farkındalığınız artar.
Müze bilincinin gelişmesi çocukluk çağında başlar ve hayat boyu sürer. Çocukken edinilen müze bilinci kişiye hayat boyu fayda sağlar. Bu konuda aile ve okul önemli rol oynar. Aile, müzeye verilen parayı ve zamanı boş diye adlandırmadan çocuk ile beraber keyif almalı ve bunu örnek olarak göstermelidir. Toplu müze ziyaretlerinde rehber yavaşça tek tek tüm eserleri çocuklara üşenmeden anlatmalıdır. Bir eser bir çocuğun dikkatini çekip tüm hayatına etki edecek fikir oluşturabilir. Tarihten bilime, oyuncaktan kıyafete kadar her türlü müze ziyaretleri okul tarafından mezun olana kadar ziyaret ettirilmelidir. Çocukta oluşacak bilinç topluma ışık tutacaktır. Zamanı sadece okulda dört duvar arasında geçirmek çocuğu tek düze eğitime zorlamaktan öteye geçmez ve bakış açısını daraltır. Hayat soru çözmekten ibaret değildir. Höyük, antik kent ziyaretleri müzelerle beraber oldukça önem taşır. Türkiye bu konuda çok zengin bir ülkedir. Neredeyse ülkemizin her yerinde antik kent bulunmaktadır. Ege bölgesi bu konuda başlı başına açık hava müzesi niteliğindedir. İç Anadolu’da yer alan antik kent kalıntıları da tarih için önemlidir. Anadolu coğrafyasında yaşamış medeniyetler hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. 
Ülke olarak, müze ziyaretlerimizi artırmalıyız. Yurt içi ve yurt dışında imkanımız el verdiğince alışveriş merkezleri yerine müzeleri, tarihi sokakları, evleri ziyaret etmeliyiz.
Yazımı, Mustafa Kemal Atatürk’ün müze üzerine söylediği güzel söyle bitirmek istiyorum. 
“Bir vatanın sahibi olmanın yolu, o topraklarda yaşamış, tarihi olayları bilmek, doğmuş uygarlıkları tanımak, sahip olmaktan geçer.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir